MÖ 399 davası ve bu sözlerin kime ait olduğu
MÖ 399 baharında, Thargelion ayında (Mayıs–Haziran), yaklaşık yetmiş yaşındaki Sokrates Atina'da bir halk mahkemesinin karşısına çıktı. Meletos dinsizlik, ἀσέβεια, suçlamasıyla kamu davası açmış, Anytos ve Lykon da onu desteklemişti. Platon, Sokrates'e yeminli suçlamayı, ἀντωμοσία'yı okutur (24b–c): o «gençleri baştan çıkararak, kentin inandığı tanrılara değil, başka yeni δαιμόνια'ya inanarak suç işlemektedir». Diogenes Laertios (II 40) aynı üç maddeyi farklı bir sırayla verir.
Ἀπολογία Σωκράτους bir duruşma tutanağı değildir. Platon kendini orada bulunanlar arasında anar (34a, 38b), ama eseri sonradan yazmıştır; suçlayıcıların konuşmaları, tanıklar ve oylamalar yalnızca Sokrates'in sözleri aracılığıyla görünür. Araştırmacılar metnin gerçekte söylenenlere ne kadar yakın olduğu konusunda anlaşamazlar; çoğu onu Platon'un hocasına çizdiği, sözcüğü sözcüğüne değil ruhuna sadık bir portre olarak okur. MÖ 401'de Atina'dan ayrılmış olan Ksenophon da kendi, daha kısa Savunma'sını yazdı. Her iki başlıkta da ἀπολογία eski anlamını taşır: özür değil, savunma konuşması.
Kendinizi deneyin: bu sayfadan 4 kelime
1 / 4
Bu kelime ne anlama geliyor?
Üç konuşma: yapı ve önemli bölümler
Stephanus sayfalarıyla (17a–42a) alıntılanan eser üç konuşmaya ayrılır.
- Savunma (17a–35d). Sokrates önce «ilk suçlayıcılarına», yıllardır süren söylentilere yanıt verir ve Aristophanes'in komedisindeki «havada yürüyen» Sokrates'i hatırlatır (19c). Dostu Khairephon'un Delphoi'de Sokrates'ten daha bilge biri olup olmadığını sorduğunu, Pythia'nın da kimsenin olmadığını söylediğini anlatır (21a). Kehaneti sınarken bilmediklerini bildiğini sanan insanlar bulur; kendisi yalnızca bilmediğini bildiğini sanmadığı için daha bilgedir (21d). Meletos'u sorguya çeker, kendini Atina denen büyük atın üstündeki bir at sineğine, μύωψ, benzetir (30e), yargıçlardan çok tanrıya boyun eğeceğini söyler (29d) ve kendisini yalnızca alıkoyan bir ses olan δαιμόνιον'unu anlatır (31c–d).
- Karşı ceza önerisi (35e–38b). Suçlu bulununca, otuz oy öbür tarafa geçseydi beraat edeceğini belirtir (36a). «Ceza» olarak πρυτανεῖον'da beslenmeyi önerir (36d), sonra bir mina, en sonunda da Platon, Kriton, Kritobulos ve Apollodoros'un kefil olduğu otuz mina para cezası önerir (38b).
- Son sözler (38c–42a). Ölüm cezasına çarptırılınca, beraati için oy veren yargıçlara işaretinin karşı çıkmadığını, dolayısıyla ölümün belki iyi bir şey olduğunu söyler: ya düşsüz bir hiçlik ya da ruhun başka bir yere göçü (40a–e).
38a: «ὁ ἀνεξέταστος βίος οὐ βιωτὸς ἀνθρώπῳ»
Eserin en çok alıntılanan cümlesi, Sokrates'in neden çekip gidip susamayacağını açıkladığı ceza konuşmasındadır. İnsan için en büyük iyilik, der, her gün erdem, ἀρετή, ve «kendimi ve başkalarını sınarken konuştuğumu duyduğunuz» öteki konular üzerine konuşmaktır, ἐμαυτὸν καὶ ἄλλους ἐξετάζοντος, «ve sorgulanmamış bir hayat insan için yaşanmaya değmez»: ὁ δὲ ἀνεξέταστος βίος οὐ βιωτὸς ἀνθρώπῳ (38a).
Çeviri için iki nokta yardımcı olur. ἀνεξέταστος, Sokrates'in bütün etkinliğini adlandırdığı ἐξετάζω fiilinin olumsuz fiil sıfatıdır; 23c'de zengin gençler onu taklit eder ve başkalarını ἐξετάζειν'e çalışırlar. βιόω fiilinden gelen βιωτός «yaşanabilir» demektir, bu yüzden «yaşanmaya değmez» doğru bir karşılıktır. İki sözcük de yaşamaktadır. Yeni Yunancada örneğin henüz dinlenmemiş tanıklar ανεξέταστοι diye anılır, εξετάζω ise incelemek ya da sorgulamak demektir. Her Yunan okul yılını bitiren εξετάσεις'teki gibi «öğrenciyi sınamak» anlamı, Fransızca examen'den sonradan alınmıştır.
Atina mahkemesinden bugünkü Yunancaya
Davanın sözcükleri hâlâ Yunan yargısının sözcükleridir, ama birkaçının anlamı kaymıştır. Sokrates'in suçlayıcıları κατήγοροι'dur ve bugün κατήγορος mahkemede suçlama yöneltendir. Karar, aslında çakıl taşı olan ψῆφοι ile verildi; ψήφος şimdi sandıkta ya da mecliste verilen bir oydur. Yargıçlara δικασταί denirdi; bunlar kurayla seçilen sıradan yurttaşlardı. Sokrates son sözlerinde yalnızca beraati için oy verenlere bilerek «ὦ ἄνδρες δικασταί» der ve bu adı yalnızca onlara haklı olarak vereceğini söyler (40a). Yeni Yunancada δικαστής meslekten bir yargıçtır.
Çeviri için iki kaymayı bilmek yararlıdır. 24c'deki τὸ ἔγκλημα «suçlama»dır; bugün έγκλημα, Fransızca crime örneğine göre «suç» anlamına gelir. İddianamedeki καινὰ δαιμόνια da kalıplaşmış bir deyim olmuştur: «καινά δαιμόνια» kuşkuyla karşılanan yeni fikirlerdir. Δαιμόνιο sözcüğünün kendisi ise bugün bir şeytanı ya da «το δαιμόνιο της φυλής» deyimindeki gibi özel bir yeteneği anlatır.
Önemli tarihler
- 404 BCSparta, Peloponnesos Savaşı'nın sonunda Atina'yı yener.
- 401 BCKsenophon Atina'dan ayrılır; sonradan kendi Savunma'sını yazar.
- 399 BCMeletos, Anytos ve Lykon Sokrates'i dinsizlikten yargılatır; suçlu bulunur ve ölüme mahkûm edilir.
- 399 BCYaklaşık bir ay sonra, kutsal gemi Delos'tan dönünce, Sokrates baldıran zehrini içer.
Sekiz kelime, dün ve bugün
| Eski Yunanca | Bugünkü Yunanca | Anlam |
|---|---|---|
| savunma konuşması (özür değil) | ||
| suçlayıcı, davacı | ||
| suçlama (bugün: suç) | ||
| dinsizlik | ||
| tanrısal işaret (bugün: şeytan, deha) | ||
| oy (eskiden çakıl taşı) | ||
| jüri üyesi (bugün: yargıç) | ||
| sorgulanmamış |